Hayata Küçük Bir Dokunuş

Size Özel Tavsiyeler.

ULTRA İŞLENMİŞ GIDA NEDİR?

Özellikle şehirde yaşıyorsanız bolca ultra işlenmiş gıda tüketiyorsunuz. Muhtemelen bu besinler gereğinden fazla şeker içeriyor ve sağlığımız için çok da faydalı değiller. Ama bu besinlerin kötü olması ultra işlenmiş olmalarından kaynaklanmıyor olabilir. İşlenmiş besinleri suçlamadan önce onları biraz daha yakından tanıyalım.

İşlenmiş besin terimi, Dünya Halk Sağlığı Beslenme Derneğinin yayımladığı NOVA isimli bir çalışmadan geliyor. Bu çalışmaya göre besinler dört gruba ayrılıyor:

  1. İşlenmemiş ya da az işlenmiş gıdalar:
    Tükettiğimiz meyveler, sebzeler ve et bu kategoriye giriyor.
  2. İşlenmiş yemek malzemeleri:
    Şeker, tuz ve yağ gibi ürünler bu kategoride.
  3. İşlenmiş gıdalar:
    Yukardaki iki grubun üyelerini birbirleri ile karıştırarak işlenmiş besinleri elde ediyoruz. Örneğin ekmek, kurutulmuş et veya helva gibi.
  4. Ultra işlenmiş gıdalar:
    NOVA’ya göre kesin bir tanımı olmamakla birlikte 5 veya daha fazla malzemenin karışımı ile oluşan besinlerin bu kategoriye girdiğini söyleyebiliriz. Günlük yemek tariflerimizde kullanmadığımız katkı maddelerini içeren (renklendiriciler, koruyucular, yapay tatlandırıcılar gibi) her gıda yine bu kategoride değerlendiriliyor.

Ultra işlenmiş gıdalarla ilgili esas sorun gördükleri işlemlerden ziyade bu gıdaların çoğunun yüksek kalorili, kolay ulaşılabilir ve ucuz olması. Bu yüzden, ultra işlenmiş gıda kategorisinde bulunan bütün gıdaların besin değerlerinin düşük olduğunu düşünmek biraz önyargı içeriyor.

Besin değeri açısından çok farklı olmayan gıdalar farklı gruplarda da bulunabiliyor. Örneğin işlenmiş bir gıda olan konserve sebzeler, işlenmemiş bir gıda olan taze sebzeler kadar besleyici. Ya da yine işlenmemiş bir gıda olan kurutulmuş meyveler, ultra işlenmiş şekerlemeler kadar kalori içerebilir.

Yani gıdaların besin değerlerini bu kategorilere bakarak değerlendirmek her zaman doğru sonuçlar vermeyebilir. NOVA derecelendirmesi neyin sağlıklı veya sağlıksız olduğunu söylemekten ziyade araştırmacıların, tükettiğimiz yiyeceklerin hangi oranda büyük gıda üreticilerinden geldiğini gözlemlemesine yarar.


Kaynak: https://vitals.lifehacker.com/what-is-ultra-processed-food-1822965467

DAHA FAZLA KAPAT
Ultra işlenmiş gıdalar

ALERJİSİZ EVLER

Doğa canlandı. Çiçekler açıyor, güneş parlıyor. Yaklaşan yaz içinizdeki yaşama sevincini artırıyor. Tabii bu durumdan olumsuz olarak etkilenenler de var: Alerjikler!

Özellikle mevsim değişikliklerinde görülen alerjiler havada özgürce süzülen polenlerden kaynaklanıyor. Dışarıda durum buyken, gerekli önlemleri alarak evinizi alerjen geçirmez bir sığınağa çevirebilir, rahat bir nefes alabilirsiniz.

İlk olarak dışarıda polenler dışında toz maytları, evcil hayvan tüyleri gibi yüzlerce alerjen olduğunu unutmayın. Yani alerjinizi iyi tanıyın ve önleminizi buna göre alın.

Evde sade bir yaşam…

Evinizden eşyaları uzaklaştırmak, alerjenlerin evinize tutunmasını zorlaştırır. Bu yüzden fazlalıklardan kurtulun. Sade bir hayata adım atın. Alerjenlerin birikebileceği yüzeyleri sık sık silin.

Alerjenleri eve taşımayın…

İki paspas kullanın. Biri dışarıda, biri içeride. Ayrıca dışarıdan eve geldiğinizde üstünüzdeki kıyafetleri çıkarın ve ev giysilerinizi giyin. Uyumadan önce alacağınız bir duş, alerjenleri yatağınızdan uzak tutacaktır.

Pencerelerinizi kapalı tutun ve klima kullanın.

Halısız yaşama alışın. Halı ne kadar temizlenirse temizlensin, evin zeminine göre çok daha fazla alerjen tutacaktır.

HEPA filtresi olan iyi bir elektrikli süpürge edinin. Böylece evinizi temizlerken alerjenlerin makinenizin motorundan evin her yanına yayılmasına engel olacaksınız. Sadece yerleri değil, süpürebileceğiniz her yüzeyi süpürün.

Alerjenleri yatak odanızdan uzak tutun…

Günümüzün üçte birini yatak odamızda geçiriyoruz. Bu nedenle alerjenleri buradan uzak tutmak ilk işimiz.

Uyurken bir hava nemlendirici veya hava temizleyici kullanın. Bu aletleri sık sık temizleyerek iyi çalıştıklarından emin olun.

Yastık kılıflarını ve çarşafları mutlaka haftada bir defa yıkayın. Ayrıca alerjen tutmayan özel nevresim takımları da edinebilirsiniz.

Perdelerinizi sık sık yıkayın ve mümkünse çok fazla alerjen tutmayacak daha hafif ve ince perdeler tercih edin.

Dışarı çıkabilen bir evcil hayvanınız varsa eve döndüğünde eski bir kıyafetle üstünü silin. Eğer sizinle uyuyorsa çarşaflarınızı daha sık yıkamaya özen gösterin.

Mutfağınızı alerjenlerden koruyun…

Mutfak evin eşya bakımından kalabalık bir bölümüdür. Burada toz ve alerjen birikmesine izin vermeyin, eşyaların altını, tutacaklarını düzenli olarak silin.

Çöpünüzü her gün dışarı çıkarın.

Islak alanları mümkün olduğunca kurutmaya çalışın. Böylece oluşabilecek küfün önüne geçebilirsiniz.

Tabii alerjiksiniz diye yukarda yazılanları hepsini harfiyen yapmanıza gerek yok. Kendi durumunuzun farkında olarak evinize küçük bir dokunuş yapabilir veya listeden daha fazla maddeyi uygulayabilirsiniz.


Kaynak: https://vitals.lifehacker.com/how-to-allergy-proof-your-home-this-spring-1823970075

DAHA FAZLA KAPAT
Alerjisiz Evler

Kışın çatlayan ve kuruyan derimiz için ne yapabiliriz?

Kış mevsiminde elleriniz ve dudaklarınız kuruyarak çatlar. Cildinize gerekli bakımı yaparak bu durumun önüne geçebilirsiniz.

Deri neden çatlar?

Soğuk hava daha az nem tutar, böylece kışın hava kurur. Kapalı alanlarda da ısıtma havanın nem tutmasını engeller. Bu şartlarda cildiniz kaçınılmaz bir şekilde kuruyacaktır.

Özellikle elleriniz kurumaya ve çatlamaya en duyarlı alanlardan biridir. El deriniz göz kapaklarınızdan 30 kat daha kalındır. Bu kalınlık dış etkenler için olduğu kadar losyonlar, merhemler ve kremler için de bir bariyer görevi görür.

Epidermisin en dış tabakası olan stratum corneum, doğal yağlar ve yağ asitleri içeren bir matriste yaklaşık 20 tabaka ölü hücreden oluşur. Dış dünya ile içimiz arasındaki ilk engeldir. Kuru ve rüzgârlı ortamlarda, matristeki yağ azalır ve hücreler düzgün şekilde hareket etmez. Bu da mikroskobik çatlaklara neden olur. Soğuk bir iklimde yaşıyorsanız bu durum neredeyse kaçınılmazdır.

Nem Yönetimi

Soğuk kış günlerinde sıcak bir duş gibisi yoktur. Ancak kış günlerinde sıcak bir duş cildinize çok iyi gelmeyecektir. Çünkü sıcak su cildinizdeki nemi çeker. Bu yüzden ılık ve kısa duşlar cildiniz için daha faydalı olacaktır.

Sıcak hava üfleyen el kurutucularında elinizi tamamen kurutmamanız da önemli.

Su içmek sağlık için faydalı olsa da cildinize çok fazla etkisi olmayacaktır.

Kremler, losyonlar ve merhemler…

Her duş ve el yıkamadan sonra su değen yerleri nemlendirmek gerekir. Bu çok sık gibi görünebilir ama tutarlılık bu durumda önemlidir. Daha az su içeren yoğun ve yağlı kremler kullanmak akıllıca olacaktır.

Eğer bütün gün kaygan bir elle dolaşmak zor geliyorsa özellikle geceleri yatmadan ellerinizi nemlendirmeyi unutmayın. Hatta ellerinizi kremledikten sonra bir eldiven (kremi emmemesi için pamuklu olmaması önemli) ile uyumayı da göz önünde bulundurabilirsiniz. Bu ellerinizi daha iyi nemlendirecektir.

Hyalüronik Asit

Ciltteki incelme ve yıpranma ilerlediyse el gençleştirme uygulamaları düşünülebilir. Dermatoloğunuzla birlikte karar vermeniz gereken bu uygulamalarda deriyi içten nemlendirmek ve güçlendirmek için saf hyalüronik asit enjeksiyonları yapılır. Bu uygulamaların tekrarlanması ellerin gençliğini koruması açısından önemlidir.

DAHA FAZLA KAPAT
Kışın çatlayan ve kuruyan derimiz için ne yapabiliriz?

Ketojonik Diyet Öncesi Bilmeniz Gerekenler

Ketojenik beslenme düşük karbonhidratlı, orta proteinli ve yüksek yağlı bir diyettir. Düşük karbonhidratlı diyetler birçoğumuz için yeni değil ancak ketojenik beslenmenin farkı bolca yağı diyetin içine koyması.

Makarna, pilav, börek, ekmek gibi karbonhidratlı besinlerden yeterince uzak durduğunuzda (birkaç  gün ila bir hafta arası) vücudunuz ketozis durumuna geçer. Karbonhidrat alamayan vücudunuz dolaşım sistemine keton adı verilen molekülleri salar ve böylece hızlı bir yağ yıkımı başlar. Ketozis durumu kişiden kişiye değişiklik gösterir. Vücudunuzun ketozise geçip geçmediğini anlamanın en kolay yolu idrar testi yaptırmaktır.

Bu diyet ilaç tedavisine yanıt vermeyen epilepsili çocuklarda nöbetleri azaltmak için uygulanmış ve iyi sonuçlar vermiştir.

Güzel bir vücut ile aranıza giren tek şeyin karbonhidratlar olduğu konusunda soru işaretleri mevcut. Yani aslında ketojenik diyetin nasıl çalıştığı hakkında hala çok fazla bilgiye sahip değiliz.

Elbette sürekli sebze ve yeteri kadar protein aldığınız, uzun vadeli sıkıcı diyetlerin aksine ketojenik diyetin faydasını birkaç hafta içinde görebilirsiniz. Ancak yeme alışkanlığınızdaki değişiklik nedeniyle hızla verdiğiniz kilolar çoğunlukla vücudunuzda eksilen su olacaktır.

Ketojenik diyet genellikle sağlıklı bir insan için güvenlidir. Ancak ketojenik diyette çok fazla yağ alımına bağlı protein eksikliği riski vardır. Tıpkı bir vegan gibi öğünlerinizi vitamin, mineral ve proteinli besinlerle desteklemeniz gerekebilir.

Ketojonik diyetin bazı yan etkileri olabilir. Örneğin “keto giribi” olarak adlandırılan, karbonhidrat eksikliğinde görülen baş ağrısı ve güçsüzlük gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Ya da beslenme rutininizdeki bu değişiklik nefesinizin kokmasına neden olabilir.

Sonuç olarak ketojenik beslenme tıpkı veganlık gibi bütün yaşam tarzının değiştirilmesini gerektiren zorlu bir süreçtir. Bir yakınınızda işe yaramış olması sizde de işe yarayacağı anlamına gelmez. Eğer ketojenik diyeti uygulamak istiyorsanız mutlaka bir sağlık profesyoneline danışın.

DAHA FAZLA KAPAT
Ketojonik Diyet Öncesi Bilmeniz Gerekenler

BİR MARATON NASIL KOŞULUR?

Normal egzersiz rutininizde 2-3 kilometrelik koşular yapıyorsanız, bir maratonu tamamlama fikri çok gerçekçi olmayabilir. Hazırlık egzersizlerini belirlemek için bir maratonda neler olup bittiğini bilmek gerekir.

İLK UZUN KOŞUNUZU TAMAMLAMAK İÇİN YÜRÜME MOLALARI VERİN

5 kilometrelik bir koşuyu tek seferde başladığınız gibi bitirmek zorunda değilsiniz. Eğer vücudunuzun zorlandığını hissediyorsanız arada tempoyu düşürüp yürüyebilir, kendinizi iyi hissettiğinizde tekrar koşmaya başlayabilirsiniz.

ÇIPLAK AYAKLA KOŞMAK MI? NEDEN OLMASIN!

Koşu ayakkabıları iyidir ancak ayaklarınızı kauçukla sarmanın da alternatifleri var: çıplak ayakla koşmak. Ancak çıplak ayakla koşmaya yeni başlayacaksanız biraz ağırdan alın ve kendinize zarar vermemeye dikkat edin.

YENİ AYAKKABILAR HIZINIZA HIZ KATABİLİR

Yarıştan önce alacağınız yeni bir ayakkabı ile performansınızı artırabilirsiniz. Yarış günü havalı görünmenin ötesinde doğru ayakkabı seçimi hızınıza hız katacaktır.

İLK MARATONUM

Bir maratonu tamamlamak için ne zaman başlangıç çizgisinde olacağınızı, nasıl başlayacağınızı ve ters giden bir şeyler olduğunda ne yapacağınızı bilmeniz gerekir. Bu şekilde bir maratonu tamamlayabilir veya sakatlanmadan yarıda bırakabilirsiniz.

DAHA FAZLA KAPAT

göz kapaklarInIZI koruyor musunuz?

Mevsim ne olursa olsun kanser riskini artıran UVA ışınları dünyamıza ulaşır. Bu yüzden koyu bir tene de sahip olsanız, bütün gün kapalı bir alanda duracak da olsanız, her sabah güneş koruma faktörü içeren bir nemlendirici kullanmak akıllıca olacaktır.

Ayrıca bir bonus olarak, bu nemlendiriciler ciltte zamanla oluşan kırışıklıklara ve kalınlaşmalara karşı da sizi koruyacaktır.

Düzenli bir şekilde güneş koruma faktörü içeren nemlendirici kullanıyorsanız bile büyük olasılıkla göz kapaklarınızı es geçiyorsunuz. İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre deri kanserlerinin %10’undan göz kapakları sorumlu olmasına rağmen, çok az kişinin göz kapaklarını ve gözlerinin çevresini koruduğu ortaya çıktı.

Ancak bu bilgi aşağıdaki mesajla insanlara ulaştırıldığında, insanlar güneş kremi kullanmaya başladılar:

Cilt kanseri, vücudun güneşe maruz kalan bölgelerinde özellikle de yüzde görülür. Bunların %10’u, daha ince olduğu için güneş ışığına daha duyarlı olan hassas göz kapağı alanında ortaya çıkmaktadır. Güneş koruma faktörlü krem kullanımı cilt kanseri olma riskini azaltır.

Şimdi bu mesaj size de ulaştığına göre her sabah göz kapaklarınızı korumaya başlayabilirsiniz. Makyaj yapıyorsanız, güneş koruma faktörü olan bir far tercih edebilirsiniz.

lifehacker.com

DAHA FAZLA KAPAT

UYKU CİLDİNİZE DE İYİ GELECEK

Uyku hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmasına rağmen pek çok insan onunla bir aşk-nefret ilişkisi yaşıyor. Her şeye rağmen iyi bir uyku çekmeniz için birçok sebep var ve bunları göz ardı etmek ciddi sorunlara yol açabilir.

Uyku iyi hissetmenizi sağlar.

İyi bir gece uykusunun ardından kalktığınızda kendinizi iyi hissedersiniz. Zihniniz daha açık ve vücudunuz daha dinçtir. Ne yazık ki, bazılarımız uyumakta zorlanabilir. Eğer uyku problemleri yaşıyorsanız hekiminize danışabilirsiniz.

Uyumak kilonuzu kontrol etmenizi sağlar.

Uykusuzluk günde yaklaşık 300 kalorilik fazladan bir besin tüketimine yol açar. Yeterince uyumazsanız, beyniniz kendini işlevsel tutmak için her zamankinden fazla glikoz tüketir ve bu sizi acıktırır. Kilo vermek istiyorsanız, sekiz saatlik uyku hayatınızın bir parçası olmalıdır.

Şekerleme yapmak üreticiliği artırır.

Öğlen 1 ile 4 arasında yapacağınız 26 dakikalık bir şekerleme veriminizi %34 artıracaktır. Bu verimlilik sadece işinize değil hayatınızın her alanına yansıyacağından her gün küçük bir şekerleme yapmak iyi bir fikir olabilir. Bu konuda işvereninizi ikna edemezseniz öğle yemeği arasını kullanabilirsiniz.

Uyku bağışıklık sisteminize yardımcı olur.

Bağışıklık sisteminiz sizi potansiyel hastalıklardan sürekli korumaya çalışır. Günde en az 7 saat uyuyarak bağışıklık sisteminize yardımcı olabilirsiniz. Hatta bir çalışma, aşı sonrası uyku yoksunluğunun aşının etkilerini yüzde 50 oranında azaltabileceğini göstermiştir. Bu yüzden sağlıklı kalmak için yeterince uyku önemlidir.

Uyku zamanın etkileri ile savaşır.

Uyuduğunuzda, vücudunuz cilt sağlığı için gerekli olan belirli hormonları salgılar. Yeterince uyku almamak bu salınımı bozar, hatta tamamen ortadan kaldırabilir. Bu durum çocuklarda büyümenin engellenmesine bile neden olabilir. İyi görünmek istiyorsanız, uyku bu amaca ulaşmak için en kolay yollardan biridir.

DAHA FAZLA KAPAT

GÜZEL BİR CİLT VE PARLAYAN SAÇLAR İÇİN 5 SAĞLIKLI GIDA

İyi işleyen, iyi beslenen, sağlıklı bir vücudunuz varsa güzelliği yakalamak ve korumak çok daha kolay olabilir. Aşağıdaki gıdaları tüketmek vücudunuzun performansını artırarak cildinizin ve saçlarınızın daha iyi görünmesini sağlayabilir.

SEBZE TURŞUSU

Sebze turşularında bulunan probiyotikler, bağırsakların, karaciğerin ve kanın temizlenmesine yardımcı olurlar. Bu detoks etkisi cildin parlamasını sağlar.

ORGANİK GÜL SUYU

Gül suyunun anti-inflamatuar etkisi vardır. Gül suyu, sivilce ve gül hastalığı gibi cilt problemlerinin tedavisine yardımcı olur. Suya, limonataya ya da smuziye eklenerek içebilir veya doğrudan cilde uygulanabilir.

TAM HİNDİSTANCEVİZİ

Hindistancevizinin suyunda bulunan bakır minerali cilt için çok faydalıdır. Etli kısmı ise hormonları dengeleyen bir yağ içerir. (Hormonlar deri dokusunu, saçları, ve metabolizmayı doğrudan etkiler.) Bu etli kısım dondurucuda saklanabilir ve dondurulmuş vegan bir tatlı olarak da tüketilebilir.

MARUL

Kara lahana ve ıspanak gibi koyu yapraklı yeşilliklere benzer şekilde marul da A vitamini bakımından zengindir. A vitamini cildi ve saçları canlandırır. Marula limon ve zeytinyağı eklenerek kolaylıkla bir salata yapılabilir.

KAKAO

Kakao antioksidan ve C vitamini bakımından en zengin gıdalardan biridir. Her ikisi de cilde iyi gelir. Çiğ organik kakao, işlenmiş çikolataya göre daha fazla mineral ve çok daha az şeker içerir. Smuzilere kakao tozu ilave edilebilir veya kakao çekirdekleri kuruyemişler ile karıştırılarak tüketilebilir.

DAHA FAZLA KAPAT

CİLDİNİZE İYİ BAKIN 

Peeling, “soyma” anlamına gelir. Cilt yüzeyinde biriken ve ciltte sorunlara yol açan ölü derinin atılması, alttaki sağlıklı derinin ortaya çıkması bu “soyma” işlemiyle kolaylıkla sağlanabilir. Peeling ile cilt ölü deriden arındığında daha genç ve sağlıklı bir görünüm elde edilebilir, bakım kremlerinin cilde daha iyi nüfuz ederek daha etkili olması sağlanabilir.

Peeling ile cilt ölü deriden arındığında daha genç ve sağlıklı bir görünüm elde edilebilir, bakım kremlerinin cilde daha iyi nüfuz ederek daha etkili olması sağlanabilir. Yüzeysel, orta derinlikte ve derin olmak üzere üç çeşit peeling vardır. Cildin hassasiyetine ve ihtiyaçlarına göre bu üç çeşitten biri uygulanabilir. Yüzeysel olan peeling uygulamaları evde doğal malzemeler ile hazırlanan maskelerle ya da çeşitli markalardan edinebileceğiniz yüzeysel peeling ürünleri ile kolaylıkla yapılabilirken, daha derin uygulamaların mutlaka uzman bir hekim tarafından uygulanması gerekir. 

Evde yapılacak peeling uygulamasının genel olarak ılık bir duş sonrasında veya buhar maskesi yapıldıktan sonra uygulanması tercih edilir. Sıcak su veya buharla gevşeyen ciltte gözenekler açılacağından yapılan peeling çok daha verimli olacaktır. Uygulayacağınız peelingi yüzünüzden önce mutlaka elinizde deneyerek tahrişe sebep olup olmadığını test etmeniz gerekir.

Daha Fazla Kapat
peeling

GIDA İNTOLERANSI VE GIDA ALERJİSİNİN FARKI

Örneğin; sağlıklı olduğunu düşündüğümüz ve sevdiğimiz yiyeceklerin bir kısmı vücudumuz için her zaman yararlı olmayabilir. Bazı besinler veya besinlerle alınabilecek başka etkenler, bağışıklık sistemi ile ilgili olan veya olmayan mekanizmalarla vücudumuzda bir takım reaksiyonlara neden olabilir. Bu tür reaksiyonlar, gıda reaksiyonları olarak kabul edilir ve gıda reaksiyonları; “Gıda Alerjisi” ve “Gıda İntoleransı” olmak üzere iki ayrı grupta incelenebilir. Gıda intoleransı, belli gıdaların sindiriminde yaşanan rahatsızlıklar olarak tanımlanır ve çoğu zaman gıda alerjisi ile karıştırılır. Örneğin; çok sağlıklı olduğunu düşündüğünüz yumurta, brokoli, enginar, domates gibi besinlerin içindeki proteinlere karşı vücudumuz olumsuz tepki verebilir. Bu etki "Gıda İntoleransı" olarak adlandırılır ve vücutta kilo almaya yol açmasından birçok kronik rahatsızlığa kadar olumsuz etkilere yol açabilir.

Gıda İntoleransı İle Gıda Alerjisinin Farkı


Kişilerde gıda intoleransı veya gıda alerjisi olup olmadığını belirlemek her iki hastalığa ait bulguların benzerliği açısından zor olabilir. Bu ikisini birbirinden ayırmak tedavi açısından oldukça önemlidir. Gerçek gıda alerjisi, besinler yolu ile alınan alerjenlere karşı vücudumuzda bağışıklık sistemi tarafından gerçekleştirilen reaksiyonlardır. Bazı gıdalara (fıstık, süt, domates vb.) karşı vücudumuzda histamin ve farklı kimyasalların salımına bağlı olarak bilindik alerjik reaksiyonlar görülmektedir. Bu reaksiyonlar genellikle anjiyoödem, ürtiker, kusma, ishal ve astım, öksürük, burun akıntısı gibi bazı solunumsal belirtileri içerir. Gıda alerjisi az kişide görülür ve kısa bir zaman diliminde ciddi etkilere neden olabilir. Örneğin; fındığa veya deniz mahsullerine gıda alerjileri olan kişiler 1 saatten az zamanda anafilaktik şoka girerek nefes bile alamaz hale gelebilirler.


Gıda intoleransında ise yediğimiz yiyeceklerin olumsuz etkileri, bağışıklık sisteminin bir etkisi olmadan 3-24 saat arasında ortaya çıkmaya başlar. Normal beslenen bir insan, 24 saat içinde birçok yiyecek yediği için, yaşadığı sorunun gıda ile ilgili olduğunu bilse bile hangi gıdadan olduğunu tespit etmesi çok zordur. Farklı besin gruplarına intoleransı olan kişilere doktorlar tarafından tanı konulması da oldukça zor olabilmektedir. Gıda intolerasında en sık gözlenen belirtiler ise şişkinlik, migren, baş ağrısı, öksürük, burun akıntısı, karın ağrısı, huzursuz bağırsak sendromu ve kurdeşen olarak sıralanabilir.

Devamı Kapat
1

Cildiniz Işıldasın

Sağlıkla ışıldayan bir cilt için 5 pratik öneriyi sizin için sıraladık; 1.Su için! Günlük yaklaşık olarak 2 litrelik bir su tüketimi uzmanlar tarafından cildin sağlığını ve güzelliğini koruması için şiddetle öneriliyor. 2.Temiz beslenin! Aşırı yağlı ve işlenmiş gıdalardan kaçının.Taze meyve ve sebzeyi beslenme programınıza mutlaka ekleyin, cildinizdeki farkı göreceksiniz.

3.Düzenli uyuyun! Cilt renginiz ve göz altı morluklarınız kaç uykusuzluğunuzu hemen belli edecektir. Çünkü uyku sırasında tüm vücutla birlikte cilt de dinlenir ve yenilenir.
4.Sigara içmeyin! Sigaranın damarları daraltarak dolaşımı engellemesi ya da bozması nedeniyle cilt hücreleri yeterince beslenememektedir. Sigara içenlerin soluk renginin sebebi de tam olarak budur. 
5.Haftada bir cilt maskesi yapın! Cilt tipinize, mevsime ve yaşam tarzına göre cildinizin her dönem farklı ihtiyaçları olacaktır. Cilde ihtiyaç duyduğu nemi sağlamak, arındırmak, canlandırmak ya da beslemek için haftada bir gün ihtiyacına göre maske yapın.

Daha Fazla Kapat
cildiniz_isildasin2

Vücudunuza Bahar Temizliği: Detoks

Vücut, kendini temizleyerek zararlı maddelerden arındıracak şekilde tasarlanmıştır. Böbrekler, bağırsaklar, akciğerler, lenf ve deri yoluyla, vücutlarımız her gün özellikle gece ve sabah erken saatlerde, kendisini temizlemeye programlıdır. Ancak, modern yaşamın bir sonucu olarak, yorgunluk, sağlıksız alışkanlıklar ve zayıflayan sinir sistemi sebebiyle normal atılım sürecinin aksaması, vücudun kendi başına üstesinden gelemeyeceği miktarda toksinin alınmasına sebep oluyor. Biriken aşırı toksinin vücuttan atılması için akla ilk gelen yöntem ise, son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz DETOKS. Peki, nedir bu detoks? 

Vücut, kendini temizleyerek zararlı maddelerden arındıracak şekilde tasarlanmıştır. Böbrekler, bağırsaklar, akciğerler, lenf ve deri yoluyla, vücutlarımız her gün özellikle gece ve sabah erken saatlerde, kendisini temizlemeye programlıdır. Ancak, modern yaşamın bir sonucu olarak, yorgunluk, sağlıksız alışkanlıklar ve zayıflayan sinir sistemi sebebiyle normal atılım sürecinin aksaması, vücudun kendi başına üstesinden gelemeyeceği miktarda toksinin alınmasına sebep oluyor. Biriken aşırı toksinin vücuttan atılması için akla ilk gelen yöntem ise, son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz DETOKS. Peki, nedir bu detoks? Detoks; latince kökenlidir ve Detoxikation kavramının kısaltılmışıdır. Detoxikation zehir atımı, arınma anlamına gelir. Popülaritesi son dönemde artmış olsa da, Detoks’un yüzyıllardır kullanılan bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz. Modern detoks yönteminin kökleri ise 1930’lara dayanıyor. Şehir hayatının bizleri her geçen gün daha fazla hava ve su kirliliğine, işlenmiş gıdalara maruz bıraktığını düşününce, bedenimize bu zorlu arınma görevinde destek sağlamak bir ihtiyaç haline geliyor. Hücre, doku ve organlarınızı paslandıran, çöplüğe çevirip aşındıran binlerce zehirli toksin bedeninizi ele geçirmiş ise, temizlenmenin, arınmanın yani detokslanmanın tam zamanı.

Sebze ve meyvelerin ağırlıklı olduğu ana öğünler, sebze ve meyve sularının içildiği ara öğünler, kuru baklagiller, bol su içmek ana prensiplerimiz. Bunun yanı sıra papatya, adaçayı, rezene gibi bitki çaylarını limon ilave ederek bol bol tüketerek geçireceğiniz en az 3, en fazla 7-10 gün sürecek bir program, temizlik için oldukça yararlı olacaktır. Beslenme programınızdaki değişikliklere ek olarak, yeterli uykuyu ve egzersizi de hayatınızın vazgeçilmezleri haline getirmekte yarar var. 


Ağır kalp hastaları, tansiyon rahatsızlığı olan hastalar, yoğun kimyasal ilaç kullananlar, mide ülseri olanlar, kanamalı koliti olanlar, hamileler, emzirenler, kanser hastaları, reçeteli ilaç kullananlar, böbrek yetmezliği olanlar, şeker hastaları ve ağır psikiyatrik hastalar için detoks önerilmiyor. Vücudunuzun ihtiyaçlarına uygun bir program uygulayabilmek ve sağlık sorunlarına yol açmamak için mutlaka uzman bir diyetisyene danışılarak bilinçli bir detoks programı izlemeniz tavsiye ediliyor.

Devamı Kapat
detoxx

Sporla Sağlıklı Yaşama Küçük Bir Dokunuş

Dövüş Sanatı
Çeşitli kurallarla sistemleştirilmiş; fitness, kendini koruma, zihinsel disiplin, karakter gelişimi, kendine güven ve karşılıklı mücadele amaçlarıyla yapılan bu sporlar, son günlerde oldukça popüler olmuş durumda. Günümüzde Wushu, Jiu Jitsu, Taekyon gibi klasik; Tekvando, Judo, Aikido gibi eski sistemlerin yeni yorumları olan Neo-Klasik; Kick Box, Krav Maga gibi çeşitli dövüş sanatlarının günümüz ihtiyaçları çerçevesinde bir araya gelmesiyle ortaya çıkan akıma Karma Savaş Sanatları denmektedir. Karma Savaş Sanatları, hem kendini savunma hem de sağlık amaçlı yapılan çalışmalardır.

Kick Box
Kick box, farklı tekniklerin içinde yer aldığı bir dövüş sanatıdır. Tamamen iki farklı spor olan Karate ve Muay Thai’nin bir araya gelmesi sonucunda oluşturulmuş, güce ve teknik bilgiye dayanan bir dövüş sporudur. En önemli özelliği, aşırı derecede sert bir spor olmasıdır. Rakibinizi yenmek için yüksek güç gerektiren bu spor, diğer birçok spordan daha fazla enerji ve güç harcamanızı sağlar.
Güce dayalı olan bu sporda tekniği ne kadar iyi öğrenir ve gücünüzü o teknik üzerinde yoğunlaştırırsanız, o kadar başarı sağlamanız mümkün olur.
Kick-Box sadece bir saldırı sporu değildir.
Birkaç aylık kondisyon eğitimlerinden sonra, teknik ve taktik eğitimlere geçilir. Kick Box’un sadece saldırı sporu olmadığı; saldırı ve savunmanın aynı dozajda ve aynı konsantrasyonla yapılması gerektiği unutulmamalıdır.


Devamı Kapat
jujitsu

Her şey iletişim ile başlar

Konsültasyon için randevu almadan önce kafanızda soru işaretleri olması çok normaldir.

Find clinics with open evenings

If you've been wondering about facial fillers, why not attend an open evening to learn more? Start the conversation about facial fillers.

enter postcode/area