Uzman Psikolog Semiha Kaya

Çocuklardan hep farklı insanlarmış gibi bahsedilir sanki onlar farklı yetişkinler farklı bireylermiş gibi. Aslında hepimiz çocuk olduk. O günleri her ne kadar çok iyi hatırlamasak da bugün bizi biz yapan yapı taşlarını o zamanlarda döşedik. Yaşadıklarımızı unuttuk belki ama duygularımızı asla unutmadık. Hep yer etti zihnimizde, bizi neyin mutlu edip neyin üzdüğüne o zamanlarda karar verdik.

Çocukların iletişim kanalları yetişkinlerden daha zayıf olduğu için sözlü mesajlardan ziyade duygularla mesajları almaya ve vermeye çalışırlar. İçgüdüleri onları yönlendirir. Realiteden henüz uzak oldukları için hayal dünyaları ve hissiyatlarını daha yoğun yaşarlar. Sevgiye bizden daha çok ihtiyaçları vardır, çünkü sevgi mesaj almak için ihtiyaçları olan duygunun en yoğun ve doyurucu olanıdır.

Çocukların sırtlarında boş bir çantaları vardır, onu doldurmak isterler. O doldukça yürürken dengeleri bozulmaz, ruhen daha stabil olurlar, doyuma ulaşırlar. Zor çocuk kavramını çok fazla duymaya başladık son zamanlarda. Her yaşın ayrı bir sendromu türemeye başladı. Bu sendromlar her ne kadar çocukları anlamamızı kolaylaştırmaya yönelik gibi gözükse de, istediğimiz gibi davranmayan bir çocuğu her hangi bir sendromla etiketlediğimizde (ör: 2 yaş sendromu) onu her an olumsuzluk beklediğimiz biri olarak kafamıza yerleştiriyoruz ve ona psikolojik olarak daha kaygılı yaklaşıyoruz. Duygularla mesajları alan çocuk ise bu kaygıyı fazlasıyla hissediyor ve hemen bir olumsuzluk yaparak bizi haklı çıkarıyor. Yani biz bir kehanette bulunuyoruz ve bu gerçekleşince o etiketi çocuğumuza daha çok yapıştırmış oluyoruz.

Aslında en başından buna “zor çocuk” “sendrom” demesek de büyüme, hayatı anlama sancısı desek mesela? Tek ihtiyaçları olanın sevgi, ilgi, anlayış, hoşgörü ve takdir olduğunu bilsek.. Çocuk kötü bir şey yapsa da annesinin babasının onu hala sevdiğini bilmek ister, olumsuzlukta bile ona bir yetişkin gibi yaptığı yanlışı açıklayarak, hala onu sevdiğimizi söylersek çocuk bir süre sonra olumsuzluğu yapmayacaktır. Çünkü ebeveynlerinin ilgisini üzerine toplamak için ille de olumsuz bir hareket yapması gerekmediğini bilecektir. Kendisinden ilgi, sevgi ve oyunun eksik edilmediği bir çocuğun doyumu daha sağlam çantası daha doludur. Ona göz teması kurarak doğruyu, yanlışı, güzeli, kötüyü ve en önemlisi sevgiyi anlatmayı ihmal etmeyin!

TR-NON-1950029