Uzman Psikolog Semiha Kaya

Günümüzde modern kadın, iş dünyasında yer alan, saygı gören, toplumda konumlanan, imajını yükseltmek için uğraşan, birçok şeyi aynı anda yapabilen bir hal almış durumda. En önemli mottonun “Kendi ayakları üzerinde durmak” olduğu bu modern kadınlar dünyasında, evrensel güzellik ilkeleri son derece belirleyici bir rol oynuyor.

Kadınlar, iş dünyasında aktif rol almanın ardından, tüketim dünyasında da rol almaya başladılar. Bu durumun kökenleri taa Sanayi Devrimine dayansa da, günümüzde modern kadın kendi değerini tüketim alışkanlıkları, trendleri takip edebilme ve toplumsal statü üzerinden belirliyor.

Kadınların tüketim dünyasında da aktif olmasının ardından ortaya çıkan yepyeni sektörlerden biri de güzellik sektörü. Modernleşen kadın evdeki hayatından sıyrılıp, kendi parasını kazanmaya başlayınca kendiyle daha çok ilgilenir oldu, nasıl göründüğü onun için daha önemli hale geldi. Reklam sektörü piyasadaki ürünleri pazarlayabilmek için bazı güzellik kalıplarını olmazsa olmaz olarak lanse etmeye başladı. Bu kalıplar normlar haline geldi ve ister istemez kadınlar olarak şuan içinde bulunduğumuz modern tüketim dünyasına giriş yapmış olduk.

Peki biz kadınlar hangi motivasyonla farkı sadece bizim anlayabileceğimiz aynı allığın 4 farklı tonunu alır olduk ya da yine uygulayan kişinin bile sonucun etkinliği konusunda emin olamadığı ve 1 sene içinde modası geçecek olan işlemlere binlerce TL verir olduk?

Princeton Universitesi’nde yapılan bir araştırmada kadınların güzelliğe ve görünüşe olan düşkünlüklerinin modern dünyaya ait bir davranış olmadığını, en eski çağlarda bile kadınların vücut ve yüz boyama, saça şekil verme, takı takma gibi daha güzel görünmeye yönelik davranışlar sergilediklerini okumuştum. Bu durum bize güzelleşmeye yönelik tutkunun doğuştan ve kalıtsal olduğunu gösteriyor olsa bile, günümüzde teknolojiyle, ürün çeşitliliğiyle, reklam sektörüyle ve sosyal medyayla güzelleşme tutkusu evrildi.

Finansal anlamda özgür olan modern kadın, kendine güzelliği ve buna yaptığı yatırım üzerinden değer veriyor. Trendleri takip ediyor olmak, moda olan kaş şeklini, tırnak şeklini yaptırmak, iyi ürünler kullanmak, bakımları, saç boyasını düzenli yaptırmak evrensel manada kadının kendine olan saygısı olarak adlandırılıyor. Dolayısıyla toplumsal saygınlığı da artmış oluyor. Bu harcamaları mümkün kılan unsurun sahip olunan finansal özgürlük olması da kişisel tatmini arttırıyor. Güzellik harcamaları yapmaktaki hedef kitle karşı cins gibi gözükse de aslında temel motivasyon diğer kadınlar oluyor. Diğer kadınların beğenisini kazanan ve arzu nesnesi haline gelen kadının tatmini de en üst düzeyde oluyor. Modern normlara uygun olmak, dış görünüş anlamında çağı yakalıyor olmak kadının vazgeçilmezi haline geldi. Sosyal medyanın günümüzdeki aktif kullanımı “beğenilme” duygusunu bir ihtiyaç adeta bir olmazsa olmaz olarak beynimize yerleştirdi. Güzelliğe yatırım yapmak da beğenilmek için en geçerli yol haline geldi. Ünlülerin makyaj artistlerinin önerdiği ürünlere sahip olabilmek, bloggerların lanse ettiği cilt bakım işlemlerini yaptırabilmek, en beğenilen televizyon yıldızlarının görünümlerini yakalamak adına küçüklü büyüklü plastik cerrahi işlemleri yaptırmak kadınlara kendi paralarını harcamak için son derece tatmin edici yollar gibi gözüküyor. Amaç: Kusursuz gözükmek! Çünkü günümüz dünyasında kusurlar kabul edilemez.

Yapılan araştırmalarda belli bir ekonomik düzeye sahip finansal anlamda özgür kadınlar güzellikleri için her gün ortalama minimum 30TL harcıyorlar. Bu rakam bazı günler binlerce TL’yi bulabiliyor. Bu harcamayı bu kadar öncelikli kılan psikoloji, beğenilmeye ve moda olmaya duyulan arzu olarak ortaya çıkıyor.

Bu psikolojiyi tatmin etmek için yapılan güzellik harcamaları kısa vadede amacına ulaşsa da, uzun vadede sonu olmayan bir yolculuk. Her gün çıkan yeni ürünlere ayak uydurmak neredeyse imkansız. Bu da uzun vadede kadın üzerinde yetişememe, ayak uyduramama ve mutsuzluk duyguları yaratabiliyor. Bazı aşırı ve tekrarlanan işlemler sonucu kişi suni bir görünüme kavuşabiliyor ve bu durum da yine uzun vadede mutsuzluk sebebi olabiliyor. Mükemmel görünüme sahip olma tutkusundan arınmış, yakışana ve gerekli olana yapılan güzellik harcamaları da kadınları son derece mutlu ediyor. Bu yüzden tüm trendleri takip etme amacıyla yapılan harcamalarla değil, bizi gerçekten mutlu edecek, yakışacak olan ve gerekli harcamalarla kendimizi tatmin edebiliriz. Güzellik kadın için her zaman bir mutluluk sebebidir, ancak tutku haline dönüşüp bize zarar vermesine izin vermemeliyiz. Ancak göz ardı edilmemesi gereken en büyük gerçek, günümüzde güzelliğe yatırım yapan modern kadın, son derece özgüvenlidir ve toplumda dış görünüşüyle kabul görmenin yanı sıra kendi iç tatminiyle de çok güçlü bir varlık göstermektedir.