Ketojenik beslenme düşük karbonhidratlı, orta proteinli ve yüksek yağlı bir diyettir. Düşük karbonhidratlı diyetler birçoğumuz için yeni değil ancak ketojenik beslenmenin farkı bolca yağı diyetin içine koyması.

Makarna, pilav, börek, ekmek gibi karbonhidratlı besinlerden yeterince uzak durduğunuzda (birkaç gün ila bir hafta arası) vücudunuz ketozis durumuna geçer. Karbonhidrat alamayan vücudunuz dolaşım sistemine keton adı verilen molekülleri salar ve böylece hızlı bir yağ yıkımı başlar. Ketozis durumu kişiden kişiye değişiklik gösterir. Vücudunuzun ketozise geçip geçmediğini anlamanın en kolay yolu idrar testi yaptırmaktır.

Bu diyet ilaç tedavisine yanıt vermeyen epilepsili çocuklarda nöbetleri azaltmak için uygulanmış ve iyi sonuçlar vermiştir.

Güzel bir vücut ile aranıza giren tek şeyin karbonhidratlar olduğu konusunda soru işaretleri mevcut. Yani aslında ketojenik diyetin nasıl çalıştığı hakkında hala çok fazla bilgiye sahip değiliz.

Elbette sürekli sebze ve yeteri kadar protein aldığınız, uzun vadeli sıkıcı diyetlerin aksine ketojenik diyetin faydasını birkaç hafta içinde görebilirsiniz. Ancak yeme alışkanlığınızdaki değişiklik nedeniyle hızla verdiğiniz kilolar çoğunlukla vücudunuzda eksilen su olacaktır.

Ketojenik diyet genellikle sağlıklı bir insan için güvenlidir. Ancak ketojenik diyette çok fazla yağ alımına bağlı protein eksikliği riski vardır. Tıpkı bir vegan gibi öğünlerinizi vitamin, mineral ve proteinli besinlerle desteklemeniz gerekebilir.

Ketojonik diyetin bazı yan etkileri olabilir. Örneğin “keto giribi” olarak adlandırılan, karbonhidrat eksikliğinde görülen baş ağrısı ve güçsüzlük gibi semptomlar ortaya çıkabilir. Ya da beslenme rutininizdeki bu değişiklik nefesinizin kokmasına neden olabilir.

Sonuç olarak ketojenik beslenme tıpkı veganlık gibi bütün yaşam tarzının değiştirilmesini gerektiren zorlu bir süreçtir. Bir yakınınızda işe yaramış olması sizde de işe yarayacağı anlamına gelmez. Eğer ketojenik diyeti uygulamak istiyorsanız mutlaka bir sağlık profesyoneline danışın.